Asıl adı Giyaseddin
Ebu'l Feth Bin İbrahim El Hayyam' dır.18 Mayıs 1048'de İranın Nişabur
kentinde doğan Ömer Hayyam bir çadırcının oğluydu. Çadırcı anlamına
gelen soyadını babasının mesleğinden almıştır.Fakat o soy isminin çok
ötesinde işlere imza atmıştır.
İlgilendiği ilimler: Matematik, fizik, astronomi, şiir, tıp, ve müziktir.
Horasan'ın yıldızı; İran'ın ve Irak'ın dahisi, feylesofların prensi
Ömer Hayyam!
Sarayda her türlü imkana sahip bir şekilde Şah'ın emrinde çalışmayı
redderek hayatını ilim araştırmaya adamıştır. İlmini genişletmek için
zamanın ilim merkezleri olan Semerkand, Buhara, İsfahan'a yolculuklar
yapmıştır. 1123 - 1124 yılında Nişapur'da ölmüştür.
Onun katkıda bulunduğu ilimlerin başında cebir gelir. 3. dereceden denklemler de dahil olmak üzere bir
çok cebir denklemini sınıflandırmak için uğraşmıştır ve bunların bir kısmına çözüm de bulmuştur. " Fiil-
Berahin Ala Mesail-Cebr Vel-Mukabele " cebir üzerine bir başyapıttır ve cebir' in gelişmesinde büyük
öneme sahiptir. Denklemleri karmaşıklıklarına göre sınıflandırır. Nitekim,
Hayyam 13 farklı 3. dereceden denklem tanımlamıştır. Denklemleri çoğunlukla
geometrik metod kullanarak çözmüştür ve bu çözümler zekice seçilmiş
konikler üzerine dayandırılmıştır. Bu kitabında iki koniğin arakesitini
kullanarak 3. dereceden her denklem tipi için köklerin bir geometrik
çizimi bulunduğunu belirtir ve bu köklerin varlık koşullarını tartışır.
Bunun yanı sıra Hayyam, binom açılımını da bulmuştur. Aslında binom
teoerimini ve bu açılımdaki katsayıları bulan ilk kişi olduğu düşünülmektedir.
(Pascal üçgeni diye bildiğimiz şey aslında bir Hayyam üçgenidir ).
Geometri
alanında Öklid'in çalışmaları üzerinde durmuş ve paralel doğrular teoremine
katkıda bulunmuştur. Hayyam Öklid'in 5. aksiyomunu yani bir doğruya
dışındaki bir noktadan sadece bir tek parallel doğru çizilebileceğini
ifade eden aksiyomu kanıtlamak için uğraşırken bu aksiyomla üçgenin iç açıları
toplamı arasındaki ilişkiyi ortaya çıkarmıştır.
Selçuklu Sultanı Melikşah,
Hayyam'ı Rey'deki gözlemevine çağırmış ve güneş takvimi yapma görevini
vermiştir. Hayyam, oldukça doğru bir güneş takvimi yapmıştır. Takvimdeki
hata oranı 3770 yılda 1 gündür ve Georgian takvimine göre çok daha kesin
bir takvimdir (3330 yılda 1 günlük hata oranı) Bir bilim adamı kimliğini
ötesinde Hayyam ayrıca çok ünlü bir şairdir.
Ömer Hayyam'ın edebiyat tarihindeki yerini sağlayan, sonraki yüzyıllarda
da doğu islam dünyasının en büyük şairlerinden biri olarak anılmasına
yol açan Rubaiyat'ıdır (Dörtlükler). Ömer Hayyam, İran
ve doğu edebiyatında rubai türünün kurucusu sayılır. Sonraları aralarına
başkalarının eserleri de karışan bu rubailer iki yüz kadardır. Hayyam,
oldukça kolay anlaşılan, yumuşak, akıcı, açık ve seçik bir dil kullanır.
Şiirlerinde gerçekçidir. Yaşadıkları, gördüklerini, çevresinden, zamanın
gidişinden aldığı izlenimleri yapmacığa kapılmaksızın, olduğu gibi dile
getirir. Ona göre, gerçek olan yaşanandır, dünyanın ötesinde ikinci
bir dünya yoktur. İnsan, yaşadıkça gerçektir, gerçek ise yaşanandır.
En şaşmaz ölçü akıl ve sağduyudur. İnsan bir akıl varlığıdır. Gerçeğe
ancak akıl yolu ile ulaşılabilir. Onun şiirinde zamanın Haksızlıkları,
softalıkları, akıl almaz saçmalıkları ince, alaylı, iğneleyici bir dille
yerilir. Dörtlüklerinin konusu aşk, şarap, dünya, insan hayatı, yaşama
sevinci, içinde bulunduğumuz geçici dünyanın tadını çıkarma gibi insanla
sıkı bir bağlantı içinde bulunan gerçek eylem ve davranışlardır. Şiirlerinde
işlediği konulara, çokluk felsefe açısından bakar. Aşk, sevinç, hayatın
tadını çıkarma, Hayyam'a göre vazgeçilmez insan duygularıdır, insan
hayatının ana dokusu bunlarla örülüdür. Bazı dörtlüklerinde filozofça
derin bir sezgi, açık ve seçik bir insan severlik duygusu, gösterişten,
aşırılıktan uzak bir yaşama anlayışı görülür. Hayyam kendisinden sonra
gelen pek çok şairi etkilemiş, rubai alanında tek örnek olarak benimsenmiştir.
1839 yılında Edward Fitzgerald Rubailer kitabını İngilizce'ye çevirmiştir
ve bu sayede Batıda tanınmış ve klasikler arasına girmiştir. Bilindiği
gibi, şiiri tamamiyle başka bir dile çevirmek neredeyse imkansızdır,
özellikle şiir mistik ve felsefi derin anlamlar içeriyorsa. Buna rağmen,
Rubailer kitabının çevirilerinin bu kadar çok tutulmuş olması Hayyam'ın
çok geniş ve zengin bir iç dünyası olduğuna işaret etmektedir. Batı
ülkelerinde adına bir çok dernek kurulmuş, rubaileri bütün batı dillerine,
bu arada birçok defa Türkçeye Rubaiyat-i Hayyam, Hayyam'ın Rubaileri,
Ömer Hayyam ve Rubaileri, Dörtlükler adı altında tercüme edilmiştir.
Hayyam çok sayıda kitap ve monografi yazmıştır. 10 kitabı günümüze ulaşmıştır.
Bunların 4 tanesi matematik, 3 tanesi fizik, 3 tanesi metafizik, bir
tanesi cebir ve geometriyle ilgilidir. Eserlerinden Bazıları:
Fiil-Berahin Ala
Mesail-Cebr Vel-Mukabele
Risale fi Şerhi
Maeşkale min Müsadereti Kitabı Oklides
Muhtasar fit-Yab'iyat
Risale fi Külliyetril-Vücud
Risalet-il-Keun
vet-Teklif
Mükilat-ül hisab
Mizan-ül Hikme
Lvazım-ül-Emkine
Kitab-üş Şifa
Risale Fiha el-ihtiyal
li-marifati Midar-iz Zehep vel-fiddati-fi cismin mürekkebi
Nevruz name
Ravdat-ül-klüb
Risale-in vücudiye